Çarşamba, Aralık 13, 2006

Sevgili Tekne Tatili,

Seni çok özledik. Aylardan Aralık şimdi,hava çok soğuk Ankara'da. Günler çok kısa, hemencecik gece oluyor, malum kış mevsimi herkeste bir mağrurluk var. Nefret ediyorum kış aylarından desem yeridir.Sabahları zor uyanıyorum, sebebi sadece ve sadece kış mevsimi, halbuki gece geç uyuyup sabah erkenden ne güzel uyanıyorduk seninleyken, o zaman mevsimlerden yazdı ama.

Bir de mevsimlerden kış olması yetmiyormuş gibi, bir sürü terslik de geldi başımıza bu aralar; kombi bozuldu, araba bozuldu, bilgisayar bozuldu; neyse hepsini hallettik. Yılbaşı geliyor, yılbaşında bayram tatili de var, süper, biraz moralim düzeliyor düşündükçe. Zaten Ocak ayı gelince yaza daha çok yakınlaşmış oluyoruz ve zaman sanki daha çabuk geçiyor.

Tekne ekibi olarak her biraraya geldiğimizde mutlaka senden bahsediyoruz. Böyle yüzümüzde güller açıyor, ben hala arada bir içim açılsın diye fotograflarına bakıyorum zaman zaman, Umut arkadaşımız hala dvd mizi getirecek ama kendine saklıyor sanırsam; oysa bir seyretsek kendimizden geçeceğiz, kışın ortasında yaz yaşayacağız.

Neyse, seneye dair tatil planlarımızda teksin, tabii biz ekip olarak izinlerimizi aynı zamana denk getirebilirsek ve diğer bütün hayat şartları elverirse kavuşacağız sana.

Sevgiler,

Pazar, Ağustos 27, 2006

Unutulmazlar - 2

Tekeneden atlamak da tabiki tatilin unutulmazları arasındaydı. Başlangıçta atlamaktan çekinenler "tırsanlar!" olduysa da, sonradan herkes birer bombalama ustası oldu çıktı.

jumping like a bomb

(Videoyu düzgün bir biçimde izleyebilmek için lütfen alıcınızın ayarları ile oynayın! Ya başınızı saatin aksi yönünde 90 derece çevirin ,ya da monitörü saat yönünde 90 derece.)

Salı, Ağustos 22, 2006

Unutulmazlar - 1

Gece dolunay ışığı altında denizde bira keyfi. Ender kaptanımız gece denizde bira içmek uğruna elimizde bira şişeleriyle batıp çıkmamıza dayanamadı ve bize sofra kurdu. Bu kadar da süper bir kaptandır kendisi.

Her ne kadar denizden nasıl çıktığımı hatırlayamayacak kadar içmiş olsam da, denizin içinde olduğum her an bende kayıtlı.

Cuma, Ağustos 18, 2006

Tekne tatilinin nesi güzel?


  • Gece teknenin üstünde uyuması
  • Sabah yüzünü yıkamak için denize girmesi
  • Muhteşem koylarda tekne üstünde kahvaltı yapılması
  • Kahvaltıdan sonra bira içmeye başlaması
  • Öğlen güneşinde içilen biraların etkisi ile sızılması
  • Uyanınca gene biraya başlanması
  • O koy senin bu koy benim gezmesi
  • Balık tutması
  • Kendi tuttuğun balığı yemesi
  • Akşam üstü biralarını denizde içmesi
  • Uzun, çok uzun, bitmek bilmeyen sohbetleri
  • Hergün ayrı bi adamın kaptanlığa (deniz adamı olmaya) özenmesi
  • Gece denize girmesi
  • Gece denizin içine masa kurması

Salı, Ağustos 15, 2006

Muhteşemdi

Büyük harflerle bir MUHTEŞEMDİ de ben yazmak istedim. Ne yiyeceğiz diye sokranıp dururken yediğimiz balıklardan daha bir balık döndük An-kara'ya (burada kara hem hüznün ifadesi olarak siyah, hem de deniz olmayan anlamlarını taşımaktadır.) Sudan çıkmış balığa döndük efendim özet olarak.

Cafe+ Restaurant+ Bar+ Apart Otel= ARCHİPEL sloganını yakıştırdığım mütevazı teknemiz Archipel, bizde yanık bir tenin yanı sıra unutulmaz izler bıraktı. Sabahları koylarda güneşin doğuşunu izlemek; dolunay ışığında sakin sularda yüzmek; şehirde görmediğim kadar çok yıldızı -deniz yıldızı dahil- görmek gibi güzel anların ardından, bende sallantının yanı sıra sayıklama gibi yan etkiler de bırakmadı değil: "Ben gitmek istemiyoruuuum. Ben burda kalmak istiyoruuuum!"

Neyse, yüzdük yüzdük kürkçü dükkanına geri geldik. Önümüzdeki yıl havaların ısınmasıyla birlikte "Yine gideliiiim. Tekne tatiline gideliiiim!" şeklinde başka sayıklamalar yaşanması da olası. Bu kadar güzel bir tatilin ardından yoksunluk duygusu gibi yan etkiler bana vız gelir tırıs gider efendim. Yaşananlar baki kalır!

Pazartesi, Ağustos 14, 2006

Archipel tatili ve "3 Y" anlayışı...YE, YAT, YÜZ

Bol bol yüzmeli (sabah akşam), balıklama ve bomba dalında atlamalı, şınorkelli, deniz yataklı, güneşlenmeli, gülmeli, muhabbetli, geyikli, alkollü, türlü türlü deniz ürünlü, balık tutmalı bir Archipel tatilinden taze taze çıtır çıtır dönüldü. Bütün keyiflerin dibine vuruldu. Daha çok konuşacağız belli ki, o zaman kısaca MUHTEŞEM di demek isterim.

Su Yengesi'nden selamlar....

Ve tekne tatili biter...

Üstüne daha çok şey yazacağız. Resimler, videolar koyacağız. Ama ilk olarak hemen, kısaca yazayım istedim. Muhteşemdi.

Cumartesi, Temmuz 22, 2006

.::c.e.v.a.p.l.a.r::.(kaptanla konustum)

1) a. Elektrik dediğin baki kalan kubbede bir hoş seda imiş, (ama “çakmak şarjlı” şeyler işe yararmış.)
1) b. Müzik denen merhuma dalga sesi varken gerek yokmuş (ama itiraz edene bir eski notebook varmış, mp3, wav, etc çalıyormuş meret, ama sadece CDROM formatını kabul ediyormuş, dalga sesinin ritminde çok beste yapan olmuş teknede akustik gitara dikkat etmek lazımmış “hohner marka” gitar tercih sebiymiş gerek yokmuş fenderi zebil etmeye)

2) Buzdolabı diyende; buzluk 3 gün adam olana yetiyormuş (ama sadece aldığı soğuk meşrubatın yerine yenisini koyan olursa Üçüncü gün karaya inecek ve buzları yenileyecekmişiz)

3) Umut sen hayatında 24 saat içinde 10 bira içebildin mi? (ama içen cennetlikmiş)

4) Gizli hedef, monopoly(ama kitap getirip okuyabilene daha fazla sevap yazılacakmış)

5) Evet şart(ama fender olmasın gözünüzü seveyim. güneyde, deniz üstünde nem bozar falan neme lazım)

6) “Kaptan der ki ben alayım yiğit başına belayım”. (ama ciddi olalım. Zira blog ortamıdır başka okuyan falan olur neme lazım: kaptan derki gelin sabah datçaya alışverişi beraber yapalım. Bi soluklanırsınız, bi nefes alırsınız bi çay içeriz, alışverişi ordan yaparız.)

NOT: rektal tuşe diye bişey duydum (ama “Doktora ayıp olmaz" keşke Umut-Bilge-Emrah-Berna da doktorayı bitirseydi de onlara da ayıp olmasaydı)

Salı, Temmuz 18, 2006

Taze Cevaplar

Geçenlerde birisi bizim blogu görmüş, biz de önümüzdeki hafta tekne tatiline çıkıyoruz, siz gittiniz galiba biraz bilgi versenize diye bana mail atmıştı. Ben de dedim, biz daha gitmedik hatta siz bizden önce gidiyorsunuz, dönüşte siz bize mail atın bilgi verin. Dönmüşler her hal, gayet bilgilendirici bir mail geldi. İşte bir takım sorulara gayet taze cevaplar:


selam,biz tatilden döndük dün :) hayatımızın en güzel tatillerinden biriydi diyebiliriz..çok doğru bir karar vermişiz tekne konusunda ama şöyle birsey var hepimiz (7 kişi) kafamızı dinleyeceğimiz huzurlu bi tatil yapmak istiyorduk zaten..başta karar aldık kimse kimseye karısmasın kim ne istiyorsa onu yapmakta özgürdür diye..biz bodrumdan bindik tekneye gökova koylarında dolaştık. deniz zaten muhtesemdi akşamları bikaç gece baya serin oldu kalın bişeyler alın mutlaka yanınıza..yanımıza bisürü oyun almıştık ama oynamaya fırsat bile olmadı tabu oynadık 1 kez cocuklar 1-2 kez tavla oynadı okadar..yoğun koruyucu faktörü olan krem alın çünkü palet gözlük denizin üzerinde mütemadiyen gezerken hepimizin sırtı omzu kavruldu! biz tekneyi ayarlarken yabancı içkileri getirme konusunda anlaşma yapmıştık o yüzden tekilamızı votkalarımızı rakımızı falan götürdük giderken yanımızda akşamüstü partileri fln yaptık. o yüzden müzik çok önemli bi dolu cd almıştık yanımıza. bizim teknede 220 volt elektrik yoktu mesela ama teknede allahtan cd çalar vardı problem olmadı. telefonlarımızı şarj edemedik sadece arabalardaki gibi çakmak yerine takılan şarj aleti vardı kaptanın o da nokia içindi telefonu nokia olanlar kullanabildi onu diğerlerimizin şarjı bitti zaten bazı yerlerde telefonlar çekmiyodu. bizim tekne 17 metre ve 4 kabinliydi ve kabinler gayet rahattı.bütün kabinlerde duş ve tuvalet vardı. son 2 gece teknenin üst tarafında yattık battaniyelere sarılıp falan..en önemli şeylerden biri kaptan ve tayfalar biz şanslıydık çünkü çok iyi bir ekip vardı. bizim tekne kaptanın kendi teknesiydi adam ingilterede yasıyomus ve restoranları varmış orada. süper yemekler yaptı bize parmaklarımızı yedik resmen..tekneye binmeden ekstra kahvaltılık falan aldık biz sucuk, salam, sosis, peynir, nutella, çerez, cips..karaya hiç çıkmadık nerdeyse zaten ihtiyaç hissetmedik 1 kere kleopatra plajına girerken indik okadar..ayağımıza hiçbirşey giymedik o süre boyunca ve götürdüğümüz kıyafetlerin yarısına dokunmadık bile..böyle yanii..biz çok eğlendik darısı başınıza..başka sorularınız varsa yardımcı olabilirizz..

iyi tatiller,aybegüm

Pazartesi, Temmuz 17, 2006

.::s.o.r.u.l.a.r::.

  1. Tekne'de elektrik var mı? Yoksa müzik için nasıl bir şey götürmek lazım?
  2. Tekne'de buzdolabı var mı? Yoksa buz mu alıcaz? Nası olacak?
  3. Kişi başı günlük 10 bira, çarp 10 kişi ile 100, çarp 5 günle, 500. Tekneyi biraylan doldurursak biz nereye sığcaz?
  4. Kim hangi oyunu getiriyor, bi çabuk yazıversin commentlere?
  5. 2 Akustik gitar şart dimi?
  6. Alacaklar listesini kaptandan ne vakit alacağız?

Çarşamba, Temmuz 12, 2006

Vize-repertuar

Arkadaşlar! Vize görüşmelerimi tamamlamış bulunmaktayım. Bütün rektal tuşe, ishal, güneş yanığı gibi ihtimalleri göz önüne almış olaraktan geliyorum. Sevinçliyim mutluyum!

Bugün Umut'a bu 5 gün biz ne çalcaz ne dinlicez ne sölücez? Bi repertuar mı yapsak? dedim. Umut blog açma teklifi ile geldi. Üstelik bu teklif beni hiç şaşırtmadı :)

"Ne dinleriz?" "Teknede ne gibi müzik çalarlar bulunuyor? (umut, melih, bilge dışında)" sorularının yanıtını bilenler, bizleri de aydınlatsın. Esenlikler...

Salı, Temmuz 04, 2006

tekne turuu öncesi celalettin cerrah sizi acil cerrahi konularda bilgilendiriyor

eveeeet,
hepiniz elime düştünüz sevgili yumuşaklar. ben celalettin kalp cerrahı, sizi bir tekne turu boyunca güvenli bir şekilde götürüp bi şekilde geri getirmeyi planlıyorum. öncelikle karşımıza çıkabilecek bazı sorunlar ve de çözümleri hakkında bilgileneceksiniz canlarım:
-ishal!!!!
korkmayın canlarım gerektiğinde rektal tuşe direkt olarak tahmin edemeyeceğiniz kadar efektif olabilen bir bir ishal yatıştırma yöntemi olup sıklıkla yumuşaklığa da iyi gelir.
-kabızlık!!!
işte bir rektal tuşe tedavisininin uygulama alnı daha. bu tip hastalarda mucizeler yarattığına ben şahsen birçok kereler şahit oldum.
-arı sokması!!!
rektal tuşe kontraendike olup sokan arı bulunup ona rektal tuşe yapılmalıdır.
-ibnelik!!
uzun bi süre denizde ve bir teknede... kaçınılmaz bir hastalık olup sonunda yakalanılabilir ki çok tehlikeli bşidir. beraber yapılacak psikoterapi seanslarıynan bu sorunun üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum. denizde erkek erkeğe yalnız kalmaktan kaçınılmalıdır.mümkünse yanımızda bir bayan arkadaş bulunduralım yumuşak tekne halkı. bi de böyle olaylarla karşılaşan arkadaşlar kaptana haber versinler lütfen ya da kaptana versinler falan beni karıştırmayın lütfen karım var benim. rektal tuşe burada endikedir. kaptana da öğretilebilecek basit bir manevradır.
-allerji!!!!
çok korkulan bir seyehat porplemi olup cerrahi tedavisi yoktur.sıklıkla kaşınma olarak ortaya çıkar. kaşınan arkadaşların kaptana başvurmaları rica olunur.
-ateş!!!!
terleme ve titreme ve kendine gelme... ne kadar korkutucu değil mi?çözümü yine kaptan köşkünde aramak uygun olabilir.
-güneş yanığı!!!!
krem kullanalım yumşakçalar. hertürlü aktivitede krem kullanalım ki istenmedik sorunlarla beni meşgul etmeyelim. meşgul edeceksek kaptanı edelim yada o bizi etsin lütfen.

Pazartesi, Temmuz 03, 2006

Alınması Gerekenler

Türkün aklı ya kaçarken, ya sıçarken çalışırmış. Bu sabah kaçmamı gerektirecek bir olay olmadığından aklıma başka yerde geldi: İlaçlar içinde mutlaka ishal hapı olmalı. Aman havada pek sıcak deyip, zebaha kadar deniz üstünde, tekne güvertesinde yatıp uyuyan bünyede motor bozulması olası. Bu bozukluğu mümkün olduğunca en az hasarla gidermek için streptomagma mıydı neydi adı bi hap var. Alırız ondan, rahat ederiz. Unutturmayın. Soora ortalığı bok götürmesin...

Cumartesi, Temmuz 01, 2006

Tekne-i Karikatür :)


Piyale Madra'nın bugünkü Radikal'de yer alan karikatürü tekne gündemine cuk giye oturdu! Süper :)

Cuma, Haziran 30, 2006

Tekne Tatili, Ne Yesek, Nasıl Olcek Bu İşler...

İşlerden vakit bulabilirsem ne zamandan beri görmediğim dostlarla 15 metrelik bi gemide beş gün geçireceğim. Şimdiden heyecanlanıyo insan. Hele ki kadro bu kadar bomba olunca... İyi olur, güsel olur herhalde deyip Didemciğimin, Anıl'ın kafasına takılan bazı şeyleri de cevaplamak istemekteyim. Misal rota: Rota tayinini kaptana bırakmak en akıllıca hareket bana göre. Sonuçta ben daha önce tekne (Gemi, kayık ve benzeri su üzerinde gidebilen taşıtlardan biri) ile bir yere gitmiş değilim. (En fazla İstanbulda vapura bindim, o zamanda kaptan köşküne çıkıp rota konusunda bir yorum yapmadım.) Buna rağmen ''Kaptancım şu tarafa gidelim, haritadan baktım şu koy güzel gözüküyo vs. vs.'' şeklinde ukalalık yapcak olsam o kaptan haklı olarak bana söver. Ben olsam ben de söverim. Bu yüzden kaptanın gönlünü hoş tutup, onun izleyeceği rotadan memnun kalınmalı diye düşünmekteyim. Yinede daha önce tekne tatili yapmış tanıdıklardan fikir alınmalı. Ne yesek sorunu yaz mevsiminin güzelliğiyle çözülebilir gibi duruyor. Nedir bu güzellik? Peynir, karpuz, rakı. Haaa teknede mangal yapılabilmekteyse ben her akşam mangalcınız olurum o ayrı.(Evet türklük var bende, tatil dendiğinde teknede ol, dağ başında mangal yakılır, yakılmalıdır!) Kısır ilk aklıma gelen yaz yemeklerinden biri. Bütün bunların yanında beş gün, gün 24 saat, hepi topu 15 metrelik bi teknede Durak, Memus, Melih ve tabişi ben yanyana gelince ne gibi şeyler meydana gelecek meraklanmaktayım. Ama güsel olacak gibi durmakta ve gönül hemen tatile çıkmak istemekte. Bekleyip göreceğiz.
Bu esnada kulver kalesinde: Her ne kadar benim gelebileceğim bile hala kesin olmasada belki yanımda deniz gözlü bir güzel ile gelebilirim. Tekne sakinlerine duyurulur...

ROTAMIZ

Rotamizi biz mi belirleyecegiz? Oralarda binlerce koy var, bu tekneci adamlar mi sececek nerelere gidecegimizi.Biz belirlesek daha mi iyi olur, bilenlere sormak lazim...

Tekne değil GEMİ

Tekne tatili... Blogun başlığını ne zaman okusam, ilkokul yıllarında okuduğumuz "iki yıl okul tatili", "yaz tatili", "ayşegül tatilde" başlıklı kitaplar çağrışıyor. Sanırım Mehmet'in olay olarak nitelendirdiği tekne tatili sonunda, sözü edilen kitaplardaki kahramanların maceralarına taş çıkartan maceralarımız olacak. Maceralar hakkında şimdiden ipuçlarımız var: bkz "marine edilmiş Mehmet".

Zaman ve mekan unsurunun süreğenden, bambaşka bir değişkenliğe bürüneceği bu olayda; bir grup keyif insanı -diğer tabiri burada yazmıyorum siz biliyorsunuz- olarak Umutcuğumun az aşağıda resmettiği 15 metrelik teknede 5*24 birarada, güneşin annında, denizin göbeğinde olacağız! Bazılarımızda çingene pembesine yakın tonlarda olmak üzere, burunlarımız kırmızı olacak. Çikolata renkli bir tene doğrı yelken açacağız. Efendim sözü daha fazla uzatmayayım. Özetle hevesliyim. Heyecanlıyım. Biz bu teknede ne yiyceeeez! sorusuna sabırla yanıt veren, ve blogu açarak Mehmetin eşsiz yorumlarını blog dünyasına kazandıran Umut'a,
Tekneyi ayarlayıp, "teknede yer açma" tarifini dimağımıza kazandıran Mehmet'e teşekkürler.
Geri kalan teşekkürleri bizzat ileticem onlar için bloga gerek yok!

Öte yandan tekne taitli için hala büyükelçilikle görüşmelerimi sürdürmekteyim! Vize alacağıma kesin gözüyle bakıyorum. Büyükelçi ve eşi son anda bir arıza çıkarmazlar umarım.

Sözlerime son verirken; denizde yol alan her nevi araca "gemi" diyen bir çocuk zihiniyeti ile aşağıdaki şarkıyı tüm sevenlerine armağan ederim!

Kime sorsam dönüşüm yok
Nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgâr
Her yanım tuz, deliyim!

Perşembe, Haziran 29, 2006

15 metre ne kadar büyük?


Bizim gemi ahşap, fiber değil. Ha bu tekneyi gördük biz blogda bunu isteriz demeyin. Ben bunu kafanızda teknenin büyüklüğünü hayal edebilin diye koyuyorum. 15 metre tekne ha bu kadar oluyor. Olmadı, küçük mü geldi? Aşağıda Memedimin tarifi var.

teknede yer açma (Bundy usulü)

Malzemeler
4 takım şnorkel
4 palet
3 cengaver sualtı adamı
1 adet umut (yoksa mehmet de olur)
1 adet hızlı balık
1 adet ahtapot
1 adet zıpkın

Tarif
3 cengaveri Umutla birlikte 1 akşam öncecden kulak memesi kıvamına gelene kadar rakıda bekletin. sabah saatlerinde hadi ayılın şeklinde denize atın. (Eğer Umut yerine Mehmet kullanıyorsanız 1 akşam önceden rakıda marine etmeye gerek yoktur o zaten marine edilmiş şekilde hazır satılmaktadır)
cengaverler suya girdikten 5-6 dakika sonra aynı suya zıpkın,şonerkel ve paletleri de atıp bekleyin. zıpkının umut yada mehmet'de olmasını sağlayın. 2 saat sonra balık/ahtapot peşinde koşan cengaverlerden bir tanesi devrilecek teknede 1 kişilik daha yer açılacaktır.

Afiyet olsun

Çarşamba, Haziran 28, 2006

Unutulmaması gerekenler...

Aklımıza geldikçe listeyi uzatmak üzere ilk notlar

  • Doktor (mümkünse cerrah) -> Melih (nam-ı diğer kalp damar cerrahı)
  • Doktor çantası -> Melih unutma çantanı getirmeyi
  • Gözlük, şnorkel ve palet -> Bir takım yetmez en az 4-5 takım, sonra kavga çıkmasın
  • Zıpkın -> Tamam doktor götüreceğiz ama çok sakar adam olacak teknede (bknz. Mehmet, Umut) bu işten vaz mı geçsek?
  • Tavla, okey, iki deste kağıt, domino, satranç ve hatta mümkünse tabu ıvır ve kıvır ->Sıkılmamak lazım
  • Gitar -> Teknede elektrik yok, iki tane akustik gitar
  • Fotograf makinası -> Şarj edilip getirilmeleri idare tarafından önemle rica olunur
  • Çok faktörlü güneş kremleri -> Güneşin annında nereye kadar
  • Müzik altyapısı -> Pil, çok sayıda, mp3 player, hopörlör, çok sayıda cd

Bilinenler vs. Varsayılanlar (çok eksik daha)

Bilinenler / Varsayılanlar
  • tekne 15 metre / 15 metre yeterince geniştir
  • zaman zaman sıkılacağız / eğleneceğiz
  • sivrisinek olmayacak / arı olması olası
  • rakı içilecek / rakı içerken nerde duracağımızı bileceğiz
  • denizde balık göreceğiz ve zıpkın ile peşine düşeceğiz / kesin balık tutacağız
  • .... / ....

Tekne tatili fikri ortaya atılır....

Bu tekne olayı (1) bilimum kişi tarafından test edilmiş ve "tadından yenmez" olarak tanımlanmıştır. Ancak tatile katılanların hiçbirinin deneyimlerinde böyle bir kayda rastlanamamıştır. Bu durumu ömrünün son 12 yılını Ankara'da geçirmiş birinin, yapılan İstanbul methiyeleri üstüne, "İstanbul gezi rehberini" okuyup, İstanbul'da yaşamaya karar vermesine benzetebiliriz yada tam tersi (vice versa).
Gidilecek yer/vasıta ile ilgili kulaktan dolma ve eğlencenin tavana vurduğu şeklinde bilgiler olsa da bunlar deneyimlenmemiştir henüz. O yüzden baştan sona bütün adımları bi yerlerde yazmak faydalı olacaktır. (2)


tekne bulmak:

tekne bulmakta 2 değişik yöntem izlendi

  1. internetten bulunan numaralardan alınan fiyat: 7 gün 6 kamaralı teknede içki hariç yemekler dahil fiyat 3000€. (Bu fiyat teknenin tamamına verilen fiyat olup 8 kişi gelmesi durmunda kişi başı fiyat için 8'e. kişibaşına düşen gecelik fiyat içinse 56'ya bölünmelidir.)
  2. eşe-dosta sorarak alınan fiyatlar: eşe dosta sorduğunuzda değişik fiyatlarla karşılaşabilirsiniz. aşağıda verilen bütün fiyatlar high session olarak bilinen Ağustos ayı için alınmış fiyatlar. örnek :
  • geçen senelerde pansiyonunda kaldığımız Ali abi size yukardakine yakın bir fiyat verdi.
  • Daha önceden tekne tatili yapan arkadaşlarımızdan aladığımız kaptan telefonu. kaptanı doğrudan arayarak aldıımız fiyat günlük 225€ (bu fiyat. 3 kamaralı teknede sadece tekne yemek-içki hariç)
  • Bir arkadaşımızın tatil beldelerinde organizasyon işi yapan abisinden aldığımız bilgi. Tekneler genelde turist olduğu zamanlarda para kazandıklarından, 1-2 gün sonra bir turist kafilesi gelmeyecekse boşta oturmak yerine 3-4 kamaralı teknenin 300-400YTL'ye kiralandığı yönünde. Ancak tatile çıkacağınız dönem 2 ay öncesinden belli ise ve rezervasyon yaptırmak isterseniz hiçbir kaptan yukardaki fiyatı (300-400YTL)vermez.

Hal böyle olunca arkadaşlarımızın daha önceden teknesinde tatil yaptığı Ender kaptanın verdiği 225€ tercih edildi.

tekneye adam bulmak:

en çok zorlanılan konulardan bir tanesi de tekneye adam bulmak oldu. Öncelikle tatil dönemini sizinle aynı zamanlarda ayarlayabilecek ve aynı zamanda tekne tatiline de sıcak bakan geniş bir çevrenizin olması gerekli. İlk başlarda tatil dönemi çakışmayanları eledik. Kalanlar zaten çok azdı onları ikna turuna başladık. bu sırada verilen sözlere birkaç örnek:

  • valla süper olacak. çok eğleneceğiz
  • istediğmiz anda denize gireceğiz. beğendiğimiz koyda sabahlayacağız.
  • -ya 15m2 yerde sıkılırsam. -15m2 alan değil. teknenin boyu 15m bi de eni var.
  • tekne tutmasına ilaç varmış abi anında şıp diye kesiyormuş bulantıyı
  • bizim arkadaşlar 6-7 senedir tekne tatilinden başka tatil yapmıyorlar o kadar eğlenceli bişey yani.

sonuçta 7 kişilik tatil kadrosu kuruldu. Ancak duyumlarımızı da anlatmak lazım. Bu 3 kamaralı tekne ile defalarca 10-12 kişi berraber tatil yaptı. Geceleri kamarada kimse yatmıyormuş. genelde teknenin önündeki/üstündeki yerlerde yatılıyormuş. gidince kalan ayrıntıları anlatırız.

__________________________________________

(1) Olay dememin sebebi; tekne üzerinde geçireceğimiz vaktin şu anda sadece bir "zaman dilimi" olmasından kaynaklı. Bu "zaman diliminin" bir olay olacağı yada bu "zaman diliminde" bir olay olacağından kaynaklı "zaman dilimi" veya"tatil" yerine "olay" demeyi seçtim. Tatil demek için daha çok erken çook.....

(2) Burada yazarın "blogun iyi ellerde faydalı bir şekilde kullanılabileceğini" kabul ettiğini görüyoruz...

Salı, Haziran 27, 2006

Tekne tatili için blog açmak

Lazım, lazım öyle demeyin. 7-9 kişi 6 gün bir teknede olacak. Birşey unutmamak lazım. Aklımıza gelen herşeyi not etmek lazım. İleri de gideceklere de bir kaynak bırakmak lazım. Haydi arkadaşlar.